Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Collapse

Peygambere iman ve onu örnek almanın önemi

Collapse
X
  •  
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Peygambere iman ve onu örnek almanın önemi

    RESULÜLLAH (SAV)’E İMANIN VE O’NU ÖRNEK ALMANIN ÖNEMİ

    Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Resmin ismi:  Peygambere iman ve onu örnek almanın önemi.jpg
Görüntüleme: 31
Büyüklüğü:  41.7 KB (Kilobyte)

    Bütün varlıkların, kâinatın. Dünya, cennet ve içindekileri’nin yüzü suyu hürmetine yaratıldıkları yüce Peygamberimiz Hz. Muhammed (SAV), Kâinatın hülasası ve asıl cevheridir. Kâinat ağacının hem çekirdeği, hem de en kıymetli meyvesidir.
    O yaratılmasıydı “ALEM” yaratılmaya değmezdi. Allah-u Teala, Hz. Muhammed (SAV)’i varlığın ve yüce değerlerin merkezi olarak yarattı. Yaradılmışlar O’nunla manalandı. Kâinatın, dünyanın ve insanların yaratılış gayesini O bildirdi.
    Hz. Adem’den beri insanları en çok meşgul eden “nereden geldin ?” “niçin geldin?” ve “nereye gidiyorsun?” sorularına en isabetli cevapları veren O’dur. Cin ve insanlara dünya ve ahiret saadetinin yolunu gösteren O’dur.
    Kâinat yaratıcısının maksadını en iyi bilen ve bildiren, ALLAH’u Tealayı en iyi tanıyan ve tanıttıran O’dur.


    Allahın kendisine “Habibim” dediği, bütün Resullerin Seyidi, bütün Enbiyanın imamı, bütün mahlukatın ekmeli ve bütün mürşitlerin sultanı olan Hz. Muhammed Mustafa (SAV), bütün aleme öğretti insan olmayı, adam olmayı…
    O öğretti. Sevgiyi, kardeşliği, barışı ve yetimin başını okşayıp, zalime karşı dik durmayı….
    O öğretti cesareti, esaretin zelilliliğini ve hürriyetin şerefini…
    Namusu, aileyi, toplumsal dayanışmayı, bir arada insanca kalabilmeyi, birlikte ve kardeşçe yaşamayı, vuruşmadan, savaşmadan, kırmadan dökmeden de ayakta kalabileceğimizi hep O öğretti… Yüce Peygamberimiz (s.a.v.) dünyamıza doğmadan önce, O’nun hayatı bahş eden prensipleri bilinmeden evvel, insanlık cahiliye dönemi yaşıyordu. Ahlaksızlığın her çeşidini işlemekteydi. İnsanlar yaratılış gayesini unutmuş, sahip olduğu kıymet ve değeri süratle yitirmiş, en mümtaz varlık iken hayvanlardan daha aşağı derekelere inmişti. O, gelmeden, kızgın kumlara gömülen kız çocuklarının çığlıkları vicdanları yakmıyordu. Fuhuş, kumar, içki, faiz, kan ve zulüm insanları kasıp kavuruyordu. Tevhid inancı unutulmuş, insanlar yegane yaratıcı ve her şeye kadir hakiki ma’bud Allah’a değil, kendi elleriyle yaptıkları putlara tapıyordu.
    Yüce Peygamberimiz (SAV) geldi; çığlıklar bitti, göz yaşları dindi, iffet, helal kazanç ve kardeşlik yeniden doğdu… Hak, adalet, şefkat ve hürmet hükümran oldu… Mazlumlar, mağdurlar, garipler, sahipsizler, kimsesizler Onda ve O’nun aziz kadrosunda iman, ahlak, insanlık, sevgi saygı, vefa, huzur ve kardeşlik buldular. Üstünlüğün ırkta, renkte, değil, takvada olduğunu öğrendiler. Kısacası cahiliye asrından kurtulup, SAADET asrına kavuştular.


    Nasıl cahilliye asrı, Peygamberimizle saadet asrına dönüşmüş ise, bugün de ondan uzaklaştığı için bir nevi cahiliye asrını yaşayan insanlık; ancak yeniden O’ na ve Onun getirdiklerine sarılmakla huzur ve saadete kavuşacaktır.
    Hiç şüphesiz, sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (SAV) maddi ve manevi huzur ve saadetin en büyük mümessili ve alemlere rahmet olarak gönderilen son peygamberdir. Zira yüce peygamberimiz (SAV) Rabbimizin: وَمَا أَرْسَلْنَاكَ إِلَّا رَحْمَةً لِّلْعَالَمِينَ
    “Ey Muhammed biz seni ancak alemlere rahmet olarak gönderdik”(1) ve “Sen elbette yüce bir ahlak üzeresin”2
    İlahi hitap ve iltifatına mazhardır.

    Şimdi ümmetini çok seven, ümmetine iki cihan saadetini kazandıran ümmeti için cennet isteyen, dünyaya geldiği dakikadan, hayatı müddetince, hatta kıyamette ve mahşer gününde bile her yerde ve her zaman “Ümmeti-Ümmeti” yani “ümmetimi istiyorum ya rab, ümmetimi istiyorum ya rab” diyen O şefkatli peygambere karşı her şeyi bırakıp O’na koşmak, O’nu dinlemek lazım gelirken; ekser imanlara ne olmuş ki: Sağır olup, kör olmuşlar. Belki divane olmuşlar ki bu hakkı görmüyorlar. Bu hakikatı işitmiyorlar, anlamıyorlar!


    Kısa ve öz olarak O’nun ümmeti olma şerefine nail olan bizlerin yapacağı tek şey: Bu büyük Peygamberin getirdiği NUR’a, tebliğ ettiği DAVET’e, sunduğu Cihan şümül MESAJLAR’a bütün benliğimizle kulak vermek ve teslim olmaktır.
    Sevgili peygamberimiz (SAV)’in şu hadisi şerifi ile bitiriyorum.
    “Heva ve hevesleri benim getirdiklerime uymadıkça hiç biriniz olgun (iyi) Müslüman olamaz”(3)
    Allah’ın rahmeti, bereketi, sevgili peygamberimizin muhabbeti ve yüce şefaati bizimle olsun. Allah cümlemizi O’na layık ümmet kılsın. O’nun nurlu yolunda yürüyüp O’nun ahlakıyla ahlaklandırsın.
    Amin.
    ------------------------------
    1. Enbiya Suresi, Ayet 107
    2. Kalem Suresi Ayet 4
    3. Nevevi, Erbeun, 41
    Mumsema "makaleler" başlığımızı ziyaret eder misiniz. yorum yazana dua ederiz

    TIKLA OKU


    Site Kurallarını Mutlaka Okuyalım

    FORUM KURALLARI

  • #2
    Peygamberimizin sünnetine uymak imanın gereğidir

    Yorum yap

    Daha önce girdiğiniz içerik kayıt edilmiştir.içeriği geri yükle yada Sil.
    Auto-Saved
    Frown :( Big Grin :D Confused :confused: Embarrassment :o Smile :) Stick Out Tongue :p Mad :mad: Wink ;) Roll Eyes (Sarcastic) :rolleyes: Cool :cool: EEK! :eek:
    x
    Insert: Thumbnail Small Medium Large Fullsize Sil  
    x

    Resimin üzerinde gösterilecek Mesajı veriniz

    Güvenlik Kodu Grafiği Resmi Yenile

    Unconfigured Static HTML Module

    Collapse

    Static HTML Module Content
    Hazırlanıyor...
    X