Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Collapse

Kader ve Kazaya iman - Diyanet

Collapse

Collapse
X
  •  
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Kader ve Kazaya iman - Diyanet

    KADER VE KAZAYA İMAN

    (Diyanet islam ilmihali)


    İmanın şartlarından birisi de kaza ve kadere inanmaktır.
    Kader: Allah'ın ezelden ebede kadar olacak şeylerin zaman ve yerini, niteliklerini ve özelliklerini önceden bilmesi ve takdir etmesi demektir.
    Kaza: Allah'ın ezelde takdir buyurduğu şeylerin zamanı gelince takdir ettiği şekilde onları yaratması demektir.
    Başka bir ifade ile kader. Allah'ın kanunları, ölçüleri; kaza ise, işlerin o kanun ve ölçülere göre meydana gelmesidir.
    Her şeyi takdir edip yaratan Allah Teâlâ'dır. Çünkü O'ndan başka yaratıcı yoktur. Allah, olmuş ve olacak her ne varsa onları önceden biliyor. Zamanı gelince onlar da O'nun bilgi ve takdirine uygun şekilde meydana geliyor. O'nun bilgi ve takdiri dışında hiç bir şey meydana gelmez. Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurulmuştur:
    "Yeryüzünde vuku bulan ve sizin başınıza gelen herhangi bir musibet yoktur ki, biz onu yaratmadan önce bir kitapta yazılmış olmasın. Şüphesiz bu, Allah'a göre kolaydır."(Hadid:22)
    "De ki, Allah'ın bize yazdığından başkası başımıza gelmez. O, bizim mev-lâmızdır. İnananlar
    Allah 'a güvensin." (Tevbe:51)

    İşte kader ve kaza budur.
    Kaza ve kader denilince akla Allah'ın ilim, irade ve Tekvîn sıfatları gelmelidir. Allah Teâla biliyor ve yaratıyor.
    Her şey Allah'ın dilemesiyle ve yaratmasıyla oluyor, bunda şüphe yoktur. Ancak akla şöyle bir soru da gelebilir: "Mademki her şey Allah'ın takdiri ile oluyor, o halde biz, yapılması emredilen şeyleri yapmadığımız, yapılmaması istenilen şeyleri de yaptığımız için neden sorumlu oluyoruz? Çünkü biz bunları Allah'ın takdiriyle yapıyor veya yapmıyoruz."
    Şimdi akla gelebilen bu soruyu cevaplandıralım: Allah Teâlâ insanları yaratmış, onlara akıl, irade ve güç vermiştir. İnsan, aklıyla ve iradesiyle iyi olanı seçmesi ve kötü olandan sakınması gerekir.
    İnsanın bu seçme ve sakınma gücüne "İrâde-i Cüziyye" denmektedir. Bu irade ve isteğimizi hangi tarafa sarfeder. hangi tarafı tercih edersek. Allah da onu irade ve isteğimize uygun şekilde yaratır. "Allah böyle takdir etmiş, ben ne yapabilirim? deyip de günah olan bir şeyi yapmaya kalkışamayacağımız gibi. böyle kötü bir işi yaptıktan ve meselâ -Allah korusun- adam öldürdükten sonra "Ben ne yapayım, Allah'ın takdiri böyle imiş" diyerek de mazeret gösteremeyiz. Çünkü biz, yaptığımız işleri yapmadan önce de, yaptıktan sonra da kaza ve kadere isnad edemeyiz. Biz, irade ve isteğimizi o yöne sarfetmek suretiyle Allah'ın takdirinin bu şekilde tecelli etmesine sebeb olduğumuzdan dolayı sorumlu oluruz.

    Bunu şöyle bir örnekle açıklayabiliriz:
    Bir astronomi uzmanı, yaptığı hesap sonucu güneşin,tutulacağını tesbit ederek önceden haber veriyor. Günü gelince de güneş tutuluyor.
    Şimdi güneş, bu uzman haber verdiği için mi tutuluyor? Yoksa güneş tutulacağı için mi uzman bunu önceden tesbit edip bildiriyor?
    Başka bir ifade ile astronomi uzmanının, güneşin tutulacağını bildirmesi mi güneşin tutulmasına sebep oluyor? Yoksa güneşin tutulacağı mı uzmanın önceden bunu, bildirmesine sebep oluyor.
    Şüphesiz, güneşin tutulacağı, uzmanın bunu tespit edip önceden haber vermesine sebep olmuştur, yoksa uzman bunu haber verdiği için güneş tutulmuş değildir.

    İşte. bizim yapacağımız işleri Cenâb-ı Hakk'ın önceden bilmiş olması da bunun gibidir. Yani. biz, kendi irademizle yaptığımız işleri Cenâb-ı Hak sınırsız ilmiyle önceden bilip takdir ediyor. Yoksa O, bildiği için biz onları yapmak zorunda kalmıyoruz. Esasen, bizimle ilgili olarak ne takdir ettiğini de bilmiyoruz. Bir şeyi yapmaya ve yapmamaya karar verirken, hiç bir baskı hissetmeden kendi hür irademizle karar verivoruz.

    Kaza ve Kadere İmanın Faydaları

    Kaza ve kadere imanın, insan hayatı üzerinde önemli etkileri vardır. Kadere iman eden kimse sabırlı olur. Elinde olmayan sebeplerle karşılaştığı felâket ve musibetler karşısında bunalıma düşmez. Bu. Allah'ın takdiridir der ve sabreder. Kendi hatası yüzünden başına gelenlerden ise pişman olur. yanlış tutum ve da-vranışlarından vaz geçerek Allah'a sığınır ve O'ndan yardım ister, ümitsizliğe düşmez.

    Tevekkül ve Çalışmanın Önemi Tevekkül Nedir

    Tevekkül, insanın, Allah'a itimad etmesi ve O'na bağlanmasıdır. Bu, insan için ruhî bir güçtür.
    İnsanı yaratan ve ona pek çok nimetler veren Allah'tır. İnsan, her işinde O'na güvenmek ve kendisine düşeni yaptıktan sonra neticeyi O'ndan beklemek durumundadır. Bunun en güzel örneği çiftçidir. O, vaktinde usûlüne göre tarlasını eker, sonra Allah'a tevekkül eder. Böyle yaptığı takdirde Allah, o kimseyi rızıklandırır. Nitekim Peygamberimiz:
    "Sizler Allah'a gereği gibi tevekkül etseydiniz (sabahleyin) aç olarak gidip (akşamleyin) tok olarak dönen kuşları rızıklandırdığı gibi sizi de rızıklandırırdı." (Tirmizi,Zühd,33) buyurmuştur. Bu da açıkça gösteriyor ki, tevekkül etmek için kendisine düşeni yapmak ve çalışmak şarttır. Çünkü yatarken kuşların rızıkları ayaklarına gelmiyor. Karınlarını doyurmak için Allah'ın yarattığı rızkı arayıp buluyorlar. O halde tevekkül, insanın kendisini ihmal etmesi ve çalışmayı bırakarak "nasıl olsa Allah benim rızkımı verecektir" demek değildir. Her hususta olduğu gibi tevekkül hususunda da en güzel örnek, peygamberimizdir. O, her işinde kendisine düşeni yaptıktan sonra Allah'a tevekkül etmiştir.
    Peygamberimize, deveyi bağlayıpta mı. yoksa salıveripte mi Allah'a tevek¬kül edeyim? diye sorana: "deveni bağla da öyle tevekkül et", buyurmuştur. (Tirmizi,Kıyame,60)
    Böyle yapan, yani her türlü tedbiri aldıktan sonra Allah'a tevekkül eden kimse, istediği sonucu elde edemeyince üzülmez, ''Ben, bana düşeni yaptım, Allah takdir etmedr'der. teselli bulur. Bu inanca sahip olmayan kimse ise, her işte tereddüt eder. hiç bir şeye başlayamaz.

    Çalışmanın Önemi

    Allah Teâla her canlının rızkını vereceğini va'detmiş ve bu rızkın elde edilmesi için de bir takım sebepler yaratmıştır. Bu sebeplere yapışmak ve Allah'ın takdir ettiği rızkı arayıp bulmak, insanın görevidir. "Rızkım varsa beni bulur" deyip oturmak, sonra da "Ben Allah'a tevekkül ettim, benim rızkımı verecektir" demek yanlıştır. Buna tevekkül denmez. Allah, rızkını arayana ve çalışana verir. Kaza ve kadere güvenip de çalışmayı bırakmak ve gerekli olan tedbiri almamak doğru olmadığı gibi, sebeplere sarılmayı, çareler araştırmayı tevekküle engel saymak da caiz değildir. "Çalışmak bizden, vermek Allah'tan" sözü. kadere imanın tam manasını ifade eder. Esasen insan için ancak çalıştığının karşılığı vardır. Kur'an-ı Kerîm böyle diyor.

    Rızık ve Ecel

    Rızık: Allah Teala'nın canlılara yiyip içmek ve hayatlarını devam ettirmek üzere verdiği şeye denir.İnsanın yediği her şey ,ister helal ve ister haram olsun, onun rızkıdır.Yani helal olan şeyler gibi haram olan şeyler de rızıktır.
    Ancak helâl olmayan yollara ve çarelere baş vurursa suç işlemiş olur. Çünkü Allah Teala rızık için helâl ve meşru yolların seçilmesini emrediyor ve şöyle buyuruyor:
    'Ey insanlar! Yeryüzündeki şeylerden helâl ve temiz olanlarından yiyin."(Bakara:168)

    İnsan rızkını hangi yoldan isterse Allah Teala o yoldan verir. Ancak helal olmayan yollara ve çarelere başvurulursa onun cezası vardır.
    Ecel: Allah Teâlâ yarattığı her canlı için belli bir yaşama süresi koymuştur. Bu sürenin, yani ömrün sonuna ecel denir.
    Her ne suretle olursa olsun ecel dediğimiz bu vakit gelince ölüm olayı meydana gelir, bir dakika bile sonraya kalmaz. Yaratan ve yaşatan Allah olduğu gibi. öldüren de yani ölümü yaratan da O'dur. O'ndan başka yaratıcı ve öldürücü yoktur.
    Ecel birdir. Öldürülmüş olan veya bir kazada hayatını kaybetmiş olan insan da eceliyle ölmüştür.
    Ham maddesi makbul fakat adresini yitirmiş birini gördüğünde,'bundan ne güzel müslüman olur' demeli ve tüm yüreğinle hidayeti için dua etmelisin

    Site Kurallarını Mutlaka Okuyalım

    FORUM KURALLARI
Daha önce girdiğiniz içerik kayıt edilmiştir.içeriği geri yükle yada Sil.
Auto-Saved
Stick Out Tongue :p Frown :( Smile :) Big Grin :D Wink ;) Mad :mad: Confused :confused: Embarrassment :o Roll Eyes (Sarcastic) :rolleyes: Cool :cool: EEK! :eek:
x
Insert: Thumbnail Small Medium Large Fullsize Sil  
x

Resimin üzerinde gösterilecek Mesajı veriniz

Güvenlik Kodu Grafiği Resmi Yenile

Unconfigured Static HTML Module

Collapse

Static HTML Module Content
Hazırlanıyor...
X