Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Collapse

Cinlerin Varlığına İman Etmek

Collapse

Collapse
X
  •  
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Cinlerin Varlığına İman Etmek

    Cinlerin Varlığına İman Etmenin Hükmü

    Cinlerin varlığına inanmanın ve varlıklarını kabul etmenin hükmü nedir? Onların varlıklarını kabul etmeyen için günah söz konusu mudur? diye sorulursa şöyle cevap verilir:

    Cinler, ileride tanımları yapılırken görüleceği üzere gerçek suretleri ve tabiatları üzere görülemezler. Böylelikle bu görüş ile onların insan, yılan, köpek ve başka şekillerde şekillenebileceklerine dair gelmiş rivayetler arasında bir çelişki olmadığı ortaya çıkmaktadır. Bu yolla da İmam Şafiî'nin: "Her kim cinleri gördüğünü iddia ediyorsa biz onun şehadetini kabul etmeyiz" sözü de doğru bir şekilde anlaşılabilmektedir. Bunu Ebu Nuaym, el-Hilye (IX, 141)'de zikretmiş bulunmaktadır ki, onların gerçek suret ve tabiatlarında görülmeleri iddiasını kastetmektedir.


    Kitab-ı aziz ve pâk sünnet -ileride geleceği üzere- varlıklarına delil teşkil etmekte olduğu gibi, icmâ’ da onların varlıklarına delâlet etmektedir. Buna göre herhangi bir kimsenin varlıklarını inkâr etmesi caiz olamaz. İbn Hazm'ın "el-Fısal fi'l-Mileli ve'l-Ahvâi ve'n-Nihal" adlı eserinde şöyle denilmektedir:7[7] "Bütün müslümanlar bu hususu icmâ’ ile kabul etmişlerdir. -Yani cinlerin varlığını ve onların Allah tarafından yaratılmış olduklarını ittifakla kabul etmişlerdir.- Hatta hristiyanlar, mecusiler, sabiîler ve -yalnızca Samiralılar müstesnâ- yahudilerin çoğunluğu da var olduklarını ittifakla kabul etmişlerdir. Dolayısıyla bir kimse cinleri inkâr etse yahutta onlar hakkında bu açık hüküm ve ifadenin dışına çıkaracak şekilde bir tevilde bulunsa kanı ve malı helâl kafir bir müşriktir."
    Şeyhu'l-İslam İbn Teymiye de şöyle demektedir: "Cinlerin varlığı hususunda müslüman mezheplere mensup hiçbir kimsenin muhalefeti yoktur. Yüce Allah'ın onlara Muhammed Sallallahu aleyhi vesellem'i peygamber olarak gönderdiğinde de. Kâfirlerin çeşitli fırkalarının büyük çoğunluğu da cinleri kabul eder. Kitap ehli olan yahudilerle hristiyanlar da müslümanların kabul ettikleri gibi cinleri kabul ederler. Bazı müslüman taifeleri arasında - Cehmiye ve Mutezile gibi- bunu inkâr edenler bulunduğu gibi; kitap ehli mensupları arasında da inkâr eden küçük bir kesim bulunmuştur. Bununla birlikte bu taifelerin de çoğunluğu ve önderleri bunu kabul etmektedirler. Çünkü cinlerin varlığı ile ilgili peygamberlerin bildirdikleri haberler kesin bir bilgi ifade edecek şekilde tevâtür ile gelmiştir. Yine kesin olarak bilinen şu ki, onlar diri, akıllı, irade ile iş yapan varlıklardır. Hatta onlara emirler ve yasaklar dahi verilmiştir. Cinler bazı inkârcıların ileri sürdükleri gibi, varlıkları insana yahut başka varlıklara bağlı sıfat ve araz türünden değildir. Cinlerin varlıkları peygamberlerden açık ve kesin bir tevâtür ile gelmiş olduğuna göre, avam ve havas da bunu bu şekilde bildiği için, peygamberlere iman eden taifelerden büyük sayılabilecek herhangi bir taife için onları inkâr etmeye imkân yoktur. Tıpkı peygamberlere iman eden taifelerden büyük herhangi bir taifenin melekleri, bedenlerin ölümden sonra dirilişini, bir, tek ve ortaksız olarak sadece Allah'a ibadeti, yüce Allah'ın insanlardan yarattıklarına bir rasûlü peygamber olarak gönderdiğini ve buna benzer peygamberlerden tevatür yoluyla gelen avamın da, havasın da bildiği bütün haberleri inkâr etmeye imkan bulunmadığı gibi ve tıpkı avamın da, havasın da tevatür yoluyla bildiği Musa Aleyhisselam'ın Firavun'a peygamber olarak geldiği, Firavun'un suda boğulduğu, Mesih Aleyhisselam'ın yahudilere geldiği, onların ona düşmanlık ettikleri, Muhammed Sallallahu aleyhi vesellem'in Mekke'de peygamber olarak ortaya çıkıp, Medine'ye hicret ettiği, Kur'ân'ı ve apaçık şer'î hükümleri getirdiği, az miktardaki yemeği ve içeceği arttırmak, ancak yüce Allah'ın bildirmesiyle müstesna hiçbir insanın bilmesine imkân bulunmayan geçmiş ve gelecek gaybe haber vermesine dair bilgilerin ve başkalarının tevatür yoluyla ulaştığı gibi.8[8]
    ------------------------
    2[2] Bk. el-Kamusu'l-Muhît, s. 1532, c.n.n maddesi; Lisânu'l-Arab, XIII, 95
    3[3] Bk. Râğıb el-İsfahânî, el-Müfredât, s. 98
    4[4] Bk. el-Ezheri, Tehzibu'l-Luga, X, 499
    5[5] Bk. İbn Hazm, el-Fısal fi'l-Mileli ve'l-Ahvai ve'n-Nihal, V, 12; İbn Hacer, Fethu'l-Bari, VI, 344; el-Münavi, Feyzu'l-Kadir, I, 113
    6[6] Râğıb, el-Müfredât; Ayrıca bk. Fethu'l-Bari, VI, 344

  • #2
    kardeşlerim! bildiğiniz üzere İslâm itikâdında cinlerin varlığına inanmak şarttır. Zira cinler hakkındaki Âyet-i kerimeler ve Hadisi şerifler çoktur. Hatta Kur’ân-ı Kerim’de bir sûrenin adı da El-Cin sûresidir. Buna rağmen bazı kimselerden “Ben, cinlere inanmıyorum” veya “Bu zamanda cinlere mi inanılır!” veya “Cinlere inanan mı kaldı, masal bunlar!” gibi sözleri üzülerek işitiyoruz. Şunu belirtmek gerekir ki cinlerin varlığını inkâr eden bir kimse kendini Müslüman zannetse bile Müslüman değildir. Çünkü cinlerin varlığını inkâr eden kimse Kur’ân-ı Kerime ve Hadis-i şeriflere açıkça muhalif olmaktadır. İmam-ı Nesefi hazretlerinin de dediği gibi “nasları Âyet ve Sahih hadisleri) reddetmek küfürdür

    Yorum yap

    Daha önce girdiğiniz içerik kayıt edilmiştir.içeriği geri yükle yada Sil.
    Auto-Saved
    Smile :) Big Grin :D Stick Out Tongue :p Frown :( Embarrassment :o Wink ;) Mad :mad: Confused :confused: Roll Eyes (Sarcastic) :rolleyes: Cool :cool: EEK! :eek:
    x
    Insert: Thumbnail Small Medium Large Fullsize Sil  
    x

    Resimin üzerinde gösterilecek Mesajı veriniz

    Güvenlik Kodu Grafiği Resmi Yenile

    Unconfigured Static HTML Module

    Collapse

    Static HTML Module Content
    Hazırlanıyor...
    X