Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Collapse

Zekatın hikmetleri ve yararları nelerdir? Maddeler halinde

Collapse
X
  •  
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Zekatın hikmetleri ve yararları nelerdir? Maddeler halinde

    Zekat almanın ve zekat vermenin başlıca hikmetleri ve yararları



    Zekatın Hikmeti kısaca
    Zekatın farz kılınış hikmetleri, zekât veren için on iki, alan için de sekiz yarar zikretmiştir.



    Zekatın veren için yararları şunlardır:

    1- Zekat aşırı dünya tutkusunu kalpten gidermek, mala karşı aşırı düşkünlüğü kırmak, nefsin bütünüyle ona yönelmesini engellemek için yararlı bir ilaçtır. Allah'ın: "Onların mallarından sadaka al ki, bununla kendilerini temizlemiş ve onları bereketlendirmiş olasın." (Tevbe, 9/103' ayetinde de bu gerçek belirtilmektedir.

    2- Dünya lezzetlerine sınır koymak, Allah rızasını kazanmak için sarf etmekle, Allah'a kulluk dünyasına ve Allah rızasını kazanmaya yöneltmek..

    3- Mal azgınlığının ve kalb katılığının önünde durmak. Nitekim Allah Teala: "Çünkü insan kendisini müstağni gördü diye gerçekten azar." (Alak, 96/6-7) buyuruyor. O halde zekât, azgınlığı azaltır, kalbi Rahman'm rızasını kazan­maya çevirir.

    4- Başkalarının üzüntülerini hissetme, insanlara iyilik etme, onlara hayır ulaştırmaya çalışma, onlardan afetleri giderme yoluyla nefsi terbiye etmek. Bu, Allah'ın sıfatlarmdandır. Nitekim, Peygamber (s.a.): "Allah'ın ahlakıyla ahlâklanın" buyurur.

    5- Fakirlerin zenginlere sevgisini çoğaltmak. Çünkü onlara vermek sevgi­lerini kazandırır. İbni Adiyy, Ebu Nuaym ve Beyhakî'nin, İbni Mes'ud'dan riva­yet edip sahih dediği hadiste Peygamber (s.a.): "Kalbler, iyilik edene sevgi, kötü­lük edene de buğz duygusu üzere yaratılmıştır" buyurur. Onu sevdikleri zaman da, ona hayır dua ederler. Bu hayır dua da, insanın nimet içinde kalmasına sebep olur. Allahü Teâlâ şöyle buyurur: "İnsanlara fayda verecek olan şeye gelin­ce, işte bu yeryüzünde kalır" (Ra'd, 13/17). Peygamber Efendimiz de hadisinde "Mallarınızı zekâtla koruyunuz" buyurmuştur.

    6- Zekât, insanı bir şeyle zengin olduğunu zannetme derecesinden daha yüksek dereceye -her şeyden müstağni olma- yükseltir. Birincisi mahlûkatın, ikincisi hakkın sıfatıdır.

    7- İyilik, hayır ve genelin yararına mal sarfetmek, dünyada sürekli övgü ve ahirette sürekli sevabı gerektirir. Bu, yok olmaya maruz -çünkü mal, yok olup gidicidir- iken, malı kabre ve kıyamete nakletmeye sebep olur.

    8- Şüphesiz mal harcamak, meleklere ve peygamberlere; harcamamak ise kınanmış cimrilere benzemektir. O halde harcamak daha iyidir.

    9- Hayır ve rahmet dağıtmak, Hak Teâlâ'nm sıfatlarındandır. Hayır yolla­rından birinde harcamada bulunmak, Allah'ın ahlakıyla ahlâklanmaya sevke-der.

    10- İman ruhî, namaz bedenî mutluluğu gerçekleştirdiği gibi, maldan har­camada bulunmak da, toplum saadetini gerçekleştirir.

    11- Zekât, nimete şükürdür. Nimet verene şükür ise vaciptir. Nimete şü­kür: Nimeti verenin rızasını kazanmaya sarfetmektir.

    12- Şüphesiz zekâtın vacip oluşu, müslümanlar arasında sevgi meydana gelmesini, onlardan kinin gitmesini sağlar.



    Zekatın alan kimseye sağladığı faydalar şunlardır:

    1- Bir ihtiyacını ve bir gediğini gidermek.

    2- Aslî ihtiyacından fazla olanı âtıl bırakmamak. Çünkü Allahü Teâlâ ma­lı, istiflemek, biriktirmek ve tutmak için değil, ihtiyaçları gidermek için bir araç olarak yaratmıştır.

    3- Mal, Allah'ın malı, zenginler onun hazinedarları, fakirler de Allah'ın ai­le fertleridir. Bu iki grubun, birbiriyle dayanışma içinde olmaları, birbirlerine acıyıp şefkat göstermeleri, birbirleriyle yardımlaşmaları ve Allah'ın kulların­dan muhtaçlara, Allah'ın aile fertlerine vermekle, kâinatın hakiki sahibi Al­lah'ın emrini uygulamak gerekir.

    4- Hikmet ve rahmet, zenginin bir kısım malını, muhtaç, çalışmaktan aciz fakire sarfetmesini gerektirir. Bu, İslâm'da sosyal dayanışmayı gerçekleştirir.

    5- Zekât, fakirin noksanlığını giderir. Zekât veren de, zekât vererek mey­dana gelen noksanlığı alış veriş yaparak giderir.

    6- Suç işleme ve düşmanlığı önler. Eğer, zenginler fakirlerin ihtiyaçlarını karşılamasa, fakirler hırsızlık gibi hoş olmayan hareketlere cesaret ederler, ya da İslâm düşmanlarına katılırlar.

    7- Zekât, bütün mükelleflerin hem sabır, hem de şükür sıfatıyla vasıflan­malarına yardım eder. Peygamber (s.a.), Beyhakî'nin Enes'den rivayet ettiği hadisde -hadis zayıftır-: "İman, iki yarımdır: Bir yarısı sabır, bir yarısı şükür­dür" buyurur. Zengin, zekâtı verdiği zaman, nimete şükretmiş, maldan bir parçanın noksanlaşmasma sabretmiş olur; zekât fakire verildiği zaman, fakir de, sabreden kimse iken, aynı zamanda şükreden kimse olur.

    8- Fakir, zekât almakla, zenginin dünyada kınanma ve ayıplanmadan, ahirette, cehennem azabından kurtulmasına yardım etmiş olur. Onun için fa­kir, zenginin cehennem ateşinden kurtulmasına yardım eden kimse oluyor.
    Mumsema "makaleler" başlığımızı ziyaret eder misiniz. yorum yazana dua ederiz

    TIKLA OKU


    Site Kurallarını Mutlaka Okuyalım

    FORUM KURALLARI
Daha önce girdiğiniz içerik kayıt edilmiştir.içeriği geri yükle yada Sil.
Auto-Saved
Smile :) Big Grin :D Stick Out Tongue :p Frown :( Embarrassment :o Wink ;) Mad :mad: Confused :confused: Roll Eyes (Sarcastic) :rolleyes: Cool :cool: EEK! :eek:
x
Insert: Thumbnail Small Medium Large Fullsize Sil  
x

Resimin üzerinde gösterilecek Mesajı veriniz

Güvenlik Kodu Grafiği Resmi Yenile

Unconfigured Static HTML Module

Collapse

Static HTML Module Content
Hazırlanıyor...
X