Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Collapse

Aşure Gününde Oruç Tutmanın Hükmü Nedir?

Collapse

Collapse
X
  •  
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Aşure Gününde Oruç Tutmanın Hükmü Nedir?

    Aşure Orucu


    SORU: Aşure gününde oruç tutmanın hükmü nedir?

    CEVAP: Aşure, muharrem ayının onuncu günüdür. Muharremin okuzuncu gününe de aşure denilmiştir. Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: gelecek seneye çıkarsam muharremin dokuzunda aşure orucu tutmaya kesin karar verdim. Pev§anıber'in bundan maksadı müslümanların yahudilere mu-davranmasını temin etmektir. Çünkü yahudiler muharremin onun-gunü oruç tutuyorlardı.

    İlim adamalarının çoğunluğuna göre aşure muharremin onuncu günüdür. Bu günde oruç tutmak müekked sünnettir

    Buharı ve Müslim'in rivayet ettiği hadiste aşure orucu şöyle anlatılıyor:

    Hz. Peygamber Medine'ye geldiğinde yahudilerin aşure günü oruç tuttuklarını gördü. (Onlar buna gerekçe olarak şöyle diyorlardı.): Çünkü Allah Hz. Musa'yı bu gün kurtarmıştır. Bunun üzerine Hz. Peygamber: "Musa peygamberin kurtuluşuna sevinmekte ben insanlardan daha çok hak sahibiyim" buyurarak bu günde oruç tuttu ve bu günde oruç tutulmasını teşvik etti.

    Hz. Peygamber, ramazan orucu farz kılınmadan önce aşure orucu üzerinde sıkı bir şekilde dururdu. Ramazan orucu farz kılındıktan sonra aşure orucu sünnet olarak kaldı.

    Rivayet olunduğuna göre Arablar cahiliyye döneminde aşure gününde Kabe'nin örtüsünü yeniler ve bu gün oruç tutarlardı.

    Şafiî âlimlerinden Nevevî'nin el-Mecmu isimli kitabında bu konuda şu açıklama vardır: Mezhebimizin âlimleri aşure orucunun İslâm'ın ilk yıllarında farz olup, sonra kaldırıldığı veya hiç bir vakit farz olmadığı konularında ihtilaf etmişlerdir.

    Şafiî'nin bu meseledeki sözü açıktır:

    Aşure orucu hiç bir zaman farz olmamıştır. Aşure orucunun farz olduğu görüşü Hanefîye göredir. (Daha sonraki durum itibariyle) onun farz olmayıp sünnet olduğunda müslümanlann görüş birliği vardır.

    İslâm'ın ilk yıllarında farz olduğu görüşü şu hadise dayanır: "Hz. Peygamber bir adamı halkına göndererek onlara aşure günü oruç tutmalarını emretmesini, (aşure olduğunu bilmeden) o gün bir şeyler yiyen olursa, günün geri kalan kısmım oruçlu gibi geçirmesini emretti."

    Hz. Aişe de şu olayı naklediyor:

    Hz. Peygamber, ramazan orucu farz kılınmazdan önce aşure orucunun tutulmasını emretmişti. Ramazan orucu farz olunca dileyen aşure orucunu tuttu, dileyen tutmadı.

    İbn Ömer'den rivayet olunduğuna göre Hz. Peygamber ve müslü-manlar ramazan orucu farz olmazdan önce aşure orucunu tutarlardı. Ramazan orucu farz olunca Hz. Peygamber şöyle buyurdu:

    Dileyen (aşure orucunu) tutsun, dileyen tutmasın.

    İbn Mes'ud aşure orucu hakkında şöyle diyor: Aşure orucu Hz. Peygamber'in ramazan orucu farz olmazdan önce tuttuğu bir oruç idi. Ramazan orucu farz olunca onu bıraktı.

    Obir b. Semure şöyle diyor:

    Hz. Peygamber aşure orucunu tutmaya bizi teşvik eder ve bu konuda bizden söz alırdı. Ramazan orucu farz olunca aşure orucu hakkında emir vermediği gibi yasaklamadı da. Bizden onu tutacağımıza dair söz de almadı.

    Ebu Musa da: "Peygamber bize aşure orucunu tutmayı emretmiş idi" demiştir.

    Hanefî mezhebi âlimleri: Bu konuda verilen emrin, aşure orucunun farz olduğunu gösterdiğini ileri sürüyorlar. Buna delil olarak da şöyle diyorlar: "Dileyen tutsun, dileyen tutmasın ifadesi bu gün için sünnet olmakla beraber bir,serbestliği ifade etmektedir. Daha önce farz olmasaydı serbestlikten söz edilmesi doğru olmazdı."

    Şâfiîlerin buna cevabı şöyledir: Daha önceleri de aşure orucu hiç farz olmamıştır. O sahih hadislerle sünnettir.

    Muaviye b. Ebu Süfyan minberde iken şöyle demiştir: Rasûlul-lah'ın şöyle dediğini işittim:

    gun aşure günüdür. Bu günün orucu size farz kılınmamıştır. Dileyen onu tutsun, dileyen tutmasın.

    Dişteki nadis aşure orucunun farz olmadığını göstermektedir. Zira ha-sıze farz kılınmadı ifadesinin Arabça'sındaki Lem edatı geçmiş zamanda hiç farz olmadığını ifade ediyor.

    Abdullah b. Ömer de şöyle diyor:

    Aşure günü cahiliye (zamanı) insanlarının oruç tuttuğu bir gündür. Ondan hoşlanan oruç tutsun, hoşlanmayan tutmasın.

    Hz. Aişe de şöyle diyor:

    Aşure günü cahiliye döneminde Kureyş'in oruç tuttuğu bir gün idi. İslâmiyet gelince Rasûlullah: Dileyen onu tutsun, dileyen bıraksın buyurdu.

    Aşure orucunun emredildiğini bildiren hadislerin, müstehablığı te'kid ettiği şeklinde yorumlanması gerekir. Hadislerin hepsini birbiri ile uyumlu olarak açıklayabilmek için böyle anlamaya ihtiyaç vardır.

    Abdullah b. Mesud'un hadisindeki: "Ramazan orucu farz olunca onu bıraktı" ifadesi de aşure orucunun müstehab olduğunu te'kid etmektedir. Nitekim: "Dileyen tutsun, dileyen bıraksın" ifadesi de böyledir.
Daha önce girdiğiniz içerik kayıt edilmiştir.içeriği geri yükle yada Sil.
Auto-Saved
Embarrassment :o Wink ;) Mad :mad: Confused :confused: Smile :) Big Grin :D Stick Out Tongue :p Frown :( Roll Eyes (Sarcastic) :rolleyes: Cool :cool: EEK! :eek:
x
Insert: Thumbnail Small Medium Large Fullsize Sil  
x

Resimin üzerinde gösterilecek Mesajı veriniz

Güvenlik Kodu Grafiği Resmi Yenile

Unconfigured Static HTML Module

Collapse

Static HTML Module Content
Hazırlanıyor...
X