Duyuru

Collapse

Din Dersi Ödevi İsteği

Hoş Geldiniz
Dini konuda istediğiniz konuyu ödev olarak isteyiniz yardımcı olalım
Yapmanız gereken 1 dk ayırıp üye olmak ve soruyu bize yollamak
Devamını görüntüle
See less

Collapse

İslam dininin, anne, baba ve kardeşler arasındaki ilişkiler

Collapse
X
  •  
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • İslam dininin, anne, baba ve kardeşler arasındaki ilişkiler

    İslam dininin, anne, baba ve kardeşler arasındaki ilişkilerde dikkat edilmesi gerekenilkelerine örnekler veriniz.


    Dünyada en çok saygı sevgi göstermemiz gereken ailemizdir özellikle anne babamızdır sonra kardeşlerimizdir.
    Örneğin anne baba bizden bir talepte bulunduğu zaman mutlaka yapmalıyız.
    şayet zararlı bir şey ya da haram olan bir şey isterse yapamayız onun dışında anne babamız kardeşlerimiz bizden isteklerini yerine getirmeliyiz
    Hastalandıklarında yanlarından ayrılmamalıyız üzüldüklerinde teselli etmeliyiz onların rahatsız olacağı davranışlardan sakınmalıyız

    Sizlerde anne ve baba kardeşler ile ilişki konusunda dikkat etmemiz gerekenleri örnek verir misiniz

  • #2
    Aileme, anne baba ve kardeşlerime karşı görevler



    Ailenin huzurlu olması için, aileyi oluşturan bireylerin birbirlerine karşı görevlerini yerine getirmeleri gerekir. Bu görevler şöyle özetlenebilir:

    a. Karı-Kocanın Birbirlerine Karşı Görevleri:

    Karı-koca birbirlerinin eksiklerini, kusurlarını görmemeli, namus ve iffetlerini korumalıdırlar. Böylece bütünleşerek aile saâdetini sağlamalıdırlar. Dinimiz aile reisi olarak erkeği tanır:

    "Erkekler kadınlar üzerinde hakimdir." (Nisâ, 4/34)

    ayeti bunu ifade eder. Çünkü erkekler kadınlardan daha güçlü olarak yaratılmışlardır. Ailesinin geçimini sağlamak erkeğin görevidir. İslâm buna o kadar önem verir ki, bir erkeğin Allah rızasını gözeterek aile fertlerine yaptığı harcamayı sadaka kabul eder. (Riyâzu's-Sâlihîn, I/331)

    Kocanın hanımına karşı hak ve görevlerini hadisler ışığında şöyle sıralayabiliriz:

    Bir kimse hanımına iyi davranmalı, onu kırmamalı, kaba davranışlardan sakınmalıdır. Peygamber Efendimiz (s.a.s.) şöyle buyurur:

    "Ey ümmetim! Kadınlara hayırla muamele etmenizi tavsiye ederim. Çünkü onlar sizin emriniz altındadır. Fazla tahakküme hakkınız yoktur. Ancak açıktan fuhuş irtikâb etmiş olsalar o zaman durum değişir." (Riyâzu'sSâlihîn, I/319)

    Koca, hanımına hanım da kocasına ilgi göstermeli, saadeti evlerinde aramalıdırlar. Meşru olmayan yollara düşmemelidirler. İffet ve namus konusunda titiz davranmalıdırlar:

    "Mümin erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar ve ırzlarını zinadan korusunlar." (Nûr, 24/30)

    ayeti bunu ifade eder.

    Erkek, hanımına ve çocuklarına dinî emirleri hatırlatmalı iyi yönde eğitmelidir.

    "Ailene namaz kılmayı emret." (Tâhâ, 20/132).

    "Yedi yaşındaki çocuğa namaz kılmayı öğretiniz. On yaşına vardıklarında (kılmazlarsa) cezalandırınız." (Riyâzu's-Sâlihîn, I/339)

    Koca, kendi mal varlığı ve imkânlarına göre hanımının nafakasını sağlayıp her türlü ihtiyacını gidermekle yükümlüdür. (Ebû Davud, Nikâh, 41). Bu hususta cimrilik ettiği takdirde hanımı ilgili yöneticilere ve yargı makamlarına başvurup durumunu anlatabileceği gibi, kocasına danışmadan malından harcama yapabilir.

    Koca, hanımına asla "çirkinsin" dememeli, yaptığı işte sürekli kusurlar aramamalı (İbn Mâce, Nikâh, 3), hanımını asla dövmemeli (Buharî, Nikâh, 93), hanımını sürekli zan altında tutup onu gizlice takip etmeye kalkışmamalıdır. (Müslim, İmâre, 56).

    Hanımının kocasına karşı görevlerine gelince;

    Hanım, ailenin reisi olan kocasına karşı bütün meşru ve İslâmi meselelerde itaat eder.

    Kadın eşinin malını ailesinin her türlü sırrını, namusunu, çocuklarını korumalıdır.

    Kadın durup dururken kocasından boşanmayı istememelidir. Çok zor durumda kalmadan kocasından ayrılmak isteyen kadına Cennet kokusu haramdır (Ebû Dâvud, Talâk, 18).

    Kadın kocasından izinsiz olarak evinden dışarı çıkmamalıdır (Buhârî, Nikâh, 116).

    Kadının kocasını memnun etmesi onun en önemli görevidir. Bu konuda Hz. Peygamber şöyle buyurur:

    "Herhangi bir kadın, kocası kendisinden razı olduğu halde ölürse Cennet'e girer." (Riyâzu's Sâlihîn, I/326).

    Yine başka bir hadislerinde Resulullah Efendimiz şöyle buyurmuşlardır:

    "Kadın kocasının yatağını (mazeretsiz) terkederek gecelerse, o kadına melekler sabaha kadar lânet ederler." (Aynı eser, 323)

    Kadın kocasına olgun ve iyi davranmalı, zenginliği ve güzelliği ile övünmemeli, ev işlerini düzenlemeli, çocuklarına bakmalı, kocasının malını israf etmemelidir (Tecrîd-i Sarîh Tercümesi, V/174).

    b. Anne Babanın Çocuklarına Karşı Görevleri:

    Anne ve babanın ilk görevi, çocukların ihtiyaçlarını karşılamaktır. Peygamber Efendimiz (s.a.s.) şöyle buyurur:

    "Bir adamın hayır için harcadığı paranın en faziletlisi, ailesine sarfettiği parayla, Allah yolunda kullanacağı atı için verdiği ve bu de Allah rızası için (mücahid) arkadaşlarına sarfettiği paradır." (Riyâzu's-Sâlihîn, I/329)

    Çocukların ihtiyaçları temin edilirken ne israfa kaçılmalı, ne de cimrilik yapılmalıdır. Her iki husus da dinimizin uygun görmediği şeylerdir.

    Anne-baba çocuğunu güzel terbiye etmeli, anlayamayacağı bilgilerden ona bahsetmemeli, eğitimde basitten mürekkebe (karmaşığa) gitmelidir. Evvelâ, Allah'ı tanıtmalı, imanı kavratmalı, inandırmalı, uygun yasa vardıklarında da ibadetleri öğretmelidirler. Ayrıca neyin iyi, nelerin kötü olduğunu anlatmalı, yeme-içme, oturup-kalkma adabını öğretip bunları benimsetmelidir. Bunlar yapılırken anne babanın çocuklarına iyi örnek olmaları gerekir. Çünkü çocuklar daima büyüklerini taklit ederler.

    Anne-baba, çocuklarına adaletle davranmalı, onların kıskançlık duygularını kamçılamamalı, kız-erkek ayrımı yapmamalıdır.

    Anne-baba çocuklarına güzel isimler koymalı, sünnet ettirmeli, İslâmî bilgi ve duygularını geliştirmelidir.

    Anne-baba çocuklarına sevgi ve merhamet göstermelidir. Peygamber Efendimiz, bir dizine Üsâme'yi, diğer dizine de Hasan'ı oturtur, sonra:

    "Allah'ım bunlara rahmet ve saâdet ihsan buyur, çünkü ben bunların hayır ve mutluluğunu diliyorum." buyurmuştur (Tecrid-i Sarih Tercümesi, XII/127)

    Anne-baba evlenme cağına gelen çocuklarını, temiz ve ahlâklı kimselerle evlendirmelidirler. Hz. Peygamber şöyle buyurmaktadır:

    "Geride kendisine dua edecek hayırlı bir çocuk bırakan kimsenin amel defteri kapanmaz, kendisine sürekli olarak hayır yazılır." (Ebû Davud, Vesâyâ, 14).

    c. Çocukların Anne ve Babalarına Karşı Görevleri:

    Çocuklar, anne ve babalarına itaat etmeli ve iyilikte bulunmalıdırlar:

    "Biz insana, ana babasına iyilik yapmasını da tavsiye ettik." (Lokman, 31/14).

    Çünkü bir çocuğun yetişip büyümesinde en büyük fedakârlığı, anne ve baba gösterir.

    Çocuklar, anne ve babalarına karşı saygı ve şefkat göstermeli, istediklerini yerine getirmeli, onları memnun etmelidir.

    "Rabbin şunları kesin olarak buyurdu: Ancak O'na ibadet edin, ana-babaya ihsan ve iyilik yapın. Birisi yahut ikisi de yanında ihtiyarlarsa sakın onlara 'öf' bile deme, onlara darılma ve yüzlerine bağırma, ikisine de ikram et ve tatlı söz söyle. ikisine de merhamet besleyerek tevazu göster ve de ki:

    'Rabbim ikisine de merhamet et, onlar beni küçük iken nasıl terbiye etmişlerse sen de her ikisine merhamet et.'

    "Rabbiniz gönlünüzdekini daha iyi bilir. Ana-baba haklarında iyilik ederseniz Allah size mağfiret eder. Çünkü o, günaha tövbe edenleri muhakkak affedicidir." (İsrâ, 17/23-25).

    Abdullah b. Mes'ud diyor ki:

    "Peygamber (s.a.s.) Efendimize:

    - Allah'ın katında en sevgili amel hangisidir, diye sordum, Peygamber (s.a.s.):
    - Vaktinde eda olunan namazlar, buyurdu.
    - Namazdan sonra hangisi daha sevgilidir, dedim.
    - Ana-babaya iyilik etmektir, buyurdu.
    - Sonra hangisidir, dedim.
    - Allah yolunda cihaddır, buyurdular." (Riyâzu's-Sâlihîn, I/347).

    Çocuklar, anne-babaları hakkında kötü konuşmamalı, onlara sövmemelidir, vasiyetlerini yerine getirmeli, dostlarına ikramda bulunmalıdırlar:

    "Ey Rabbimiz kıyamet günü, beni, anne-babamı ve bütün müminleri mağfiret eyle." (İbrahim, 14/41) diye dua etmelidir.

    Baliğ olan çocuklar ana-babalarının odalarına her zaman izin alarak girmelidirler. Baliğ olmayan küçükler de şu üç vakitte ana-babalarının veya başkalarının odalarına izin ile girmelidirler: Sabah namazından önce, yani yataktan kalkıp giyinileceği zaman; öğle uykusu sırasında yatsı namazından sonra yatılacağı zaman.

    Çünkü bu vakitler karı-koca arasında mahrem vakitlerdir. Allah Teâlâ, bütün müminlere bunu çocuklarına öğretmelerini emretmiştir (Nûr, 24/58).

    Hz. Peygamber, "Kime iyilik edeyim?" diye soran bir sahâbiye şu karşılığı vermiştir:

    "Ananıza (bunu üç defa tekrarlamıştır) sonra babanıza, sonra en yakın olanlara." (Buhârî, Edeb, 2; Müslim, Birr, 1,2; Ebû Dâvud, Edeb, 120).

    Yine Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur:

    "Anne Cennet kapılarının ortasındadır." (İbn Hanbel, V/198);

    "Cennet annelerin ayakları altındadır." (Nesâî, Cihad, 6) .

    Çocuklar, ana-babalarına karşı daima saygılı olmalı, onlara karşı tatlı dilli, güler yüzlü davranmalıdırlar. Ana-babanın bütün söylediklerini Allah'a itaatsizlik söz konusu olmadıkça, dinlemek ve kabul etmek gerekir. Her işte onların rızasını almaya çalışmalıdır. Onların hizmetlerini kendi hizmetinden önce görmelidir. Öldüklerinde de onları rahmetle anmak, onlar için hayır dua etmek, hayır yapmak, vasiyetlerini yerine getirmek gerekir.

    Allah'a şirkten sonra en büyük günah ana-babaya itaatsizliktir. Ana baba İslâmî emirleri yerine getirmede ve yasaklardan kaçınmada titizlik göstermiyorlarsa ve hatta kâfir iseler, bu onların ana-baba olmalarından doğan haklarını ortadan kaldırmaz. Dolayısıyla onlara Allah'a isyan teşkil etmeyen hususlarda itaat etmek ve her zaman iyi davranmak gerekir.

    d. Kardeşlerin Birbirlerine Karşı Görevleri:

    Kardeşler birbirlerine karşı iyi davranmalı, küçükler büyüklere itaat edip onlara saygı beslemeli, büyükler de küçüklere hoşgörü ile davranmalıdırlar. Ancak bu şekilde âilede mutluluk ve huzur sağlanabilir.

    Kardeşler maddî hırs sebebiyle, aralarındaki birlik ve beraberliği, ahengi bozmamalıdırlar.

    Kardeşlerin kabiliyetleri birbirlerini kıskançlığa sevketmemelidir. Kimi insan ilme meraklıdır, o sahada ilerler, şan şöhret sahibi olur; kimi insan da ticarete meraklıdır, o sahada çalışır, ilerler, zengin olabilir. Bunları olgunlukla karşılamalı, herkesin aynı şey olamayacağı, aynı sahada çalışamayacağı gerçeği unutulmamalıdır.

    Yorum yap

    Daha önce girdiğiniz içerik kayıt edilmiştir.içeriği geri yükle yada Sil.
    Auto-Saved
    Smile :) Stick Out Tongue :p Wink ;) Mad :mad: Big Grin :D Frown :( Embarrassment :o Confused :confused: Roll Eyes (Sarcastic) :rolleyes: Cool :cool: EEK! :eek:
    x
    Insert: Thumbnail Small Medium Large Fullsize Sil  
    x

    Resimin üzerinde gösterilecek Mesajı veriniz

    Güvenlik Kodu Grafiği Resmi Yenile

    Unconfigured Static HTML Module

    Collapse

    Static HTML Module Content
    Hazırlanıyor...
    X